Amerika'nın 1492'de keşfinden sonra
İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, bu
kıtada toprak sahibi oldular. İngilizler, Amerika'daki
topraklarını genişlettikten sonra İngiltere başta olmak
üzere çeşitli ülkelerden göçmenler yerleştirerek koloniler
kurdu. 18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13'e
yükseldi. Koloniler, ABD'nin temelini oluşturmuştur.
İngilizlere bağlı olan koloniler, İngiliz Kralı'nın tayin
ettiği bir vali tarafından yönetiliyor ve bir de meclisleri
bulunuyordu. Amerika'da yaşayan bu insanların İngiltere'nin
özgür vatandaşlarından farkı yoktu. 1756-1763 yılları
arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya
ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları),
İngiltere'nin maliyesinin bozulmasına neden olmuştur.
İngiltere'nin mali durumunu iyileştirmek amacıyla yeni
vergiler koyması, Amerika'daki kolonilerin tepkisiyle
karşılaştı. 1774'te toplanan 1. Filedelfiya Kongresi'nde
İngiltere ile savaşa karar verildi. 2. Filedelfiya
Kongresi'nde (1776) 13 sömürge, bağımsızlıklarını ilan
ettiler. Bu kongrede İnsan Hakları Bildirisi kabul edilerek
onaylandı.
Fransa, İspanya ve Hollanda'dan yardım alan koloniler,
İngilizleri yendiler. İngilizler, barış istemek zorunda
kaldı ve Versaille (Versay) Antlaşması imzalandı (1783). Bu
antlaşmaya göre:
İngilizler, 13 sömürgenin bağımsızlığını tanıdılar.
Antillerden bazı adaları ve Senegal'i Fransa'ya verdiler.
Bağımsızlıklarını ilan eden eyaletler içişlerinde serbest
olmak şartıyla bir araya gelerek Amerika Birleşik
Devletleri'ni kurdular (1787).
ABD'nin Kuruluşunun Sonuçları
İnsan Hakları Beyannamesi ilan edilerek demokratik bir rejim
kurulmuş ve Avrupa'ya örnek olmuştur.
Avrupa'ya karşı denge unsuru olmuştur.
Avrupa kültür ve medeniyeti yeni bir yayılma alanı
bulmuştur.
Göçler sonucunda Avrupa'da işsizlik azalmış, siyasi ve dini
kavgalar önemini kaybetmiştir.