|
Aforoz Gerek Hıristiyanlık'ta ve gerekse Musevilik'te, dinin hak
ve ayrıcalıklarına karşı suç işleyen kişilerin din dışı sayılması
demektir. Bu ceza Hıristiyanlığın ilk günlerinden itibaren
uygulanmaktadır. Ortaçağ'da Papalar, aforozu bir silah gibi
kullanarak, kralların, imparatorların bile gözünü korkutmuşlardır.
Aforoz cezasını vermeye yalnızca papalar, piskoposlar, bir de ruhani
meclisler yetkiliydi. Aforozun kaldırılması ise ancak papayla ruhani
meclisin elindeydi.
Katoliklerde iki tür aforoz vardır: Büyük ve küçük aforoz. Büyük
aforoza uğrayan bir kimse, bütün dini haklarını kaybettiği gibi,
başka Hıristiyanlarla görüşmesi de yasak edilir. Küçük aforozda ise
sadece bazı haklarda kısıntı yapılır. Aforoz cezasının ayrıca
sürekli ve geçici şekilleri de vardır.
Avrupa tarihinde aforoza uğramış pekçok hükümdar vardır. Bunların en
tanınmışı Alman Kralı 3. Heinrich'tir. 1077 yılında aforoz edilen
kral, kendisini bağışlaması için Papa 7. Gregorius'un kapısında
yalınayak beklemek zorunda kalmıştır. Aforoz cezası Musevilerde de
vardır. Filozof Spinoza, Musevi aforozuna uğrayanların en ünlüsüdür
|