|
Başkent Ankara Atatürk'ün Ankara'yı Başkent yapmasının ardındaki
sebep bir hayli ilginçti. Bu sebebi açıklarken aynı zamanda yeni bir
kehanette daha bulunuyordu. "Ben Türk'ün imkansızı imkan haline
getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara'yı istedim.
Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar
arasından uzanan yeşil sahalar, asfaltlar ve binalarla bezenecek.
Hem bunu hepimiz göreceğiz, yakında olacak..."
Ankara 13 Ekim de Başkent oldu... Fakat Cumhuriyet'in ilk yılları da
neredeyse boş denecek kadar az bir nüfusa sahipti ve kırsal bir
alanda kuruluydu. Bunun için bazı Batılı devletler büyükelçi
göndermeyeceklerini açıklamalarına rağmen, Atatürk ve Türk Hükümeti
kararlarından hiç bir zaman vazgeçmediler.
Ancak Atatürk bu konuda da haklı çıkacaktı... Atatürk'ün bu
sözlerinin de çok kısa bir süre sonra gerçekleştiğini, Batılı
devletler büyük bir şaşkınlıkla izlemişlerdir. Bu arada Ankara'nın
Başkent olacağı ile ilgili kehanette bulunan bir başka kişi daha
vardı...
Bu kehanet; Tarikatı Aliye Sufi şeyhlerinden Müştak Dede'nin 1848
yılında basılan "Divan"ında yer alan bir şiirde ortaya çıkıyordu. Bu
şiirde Ankara'nın Başkent olacağına dair bir kehanette
bulunulmuştur.
Müştak Dede'nin Sufi anlayışına uygun olarak kehanetini şifreli bir
şekilde yazdığı şiirinin l, 3, 5, ve 7 nci mısralarında sırasıyla
Arapça Elif, Nün, Kaf, Re ve He harfleri vurgulanmaktadır. Bu
harfler A, N, K, R, H yi yani Ankara'yı belirler. İkinci mısrada
belirtilen bu yerin Ankara olacağı, yedinci mısrada da bunun hay-u
hu ile yani Kurtuluş Savaşı kastedilerek, gürültü-patırtıyla
gerçekleşeceği ima edilmektedir. Üstelik Ebcet hesabıyla birinci
mısranın açılımı yapıldığında, hicri tarih ortaya; çıkmaktadır.
Ayrıca Başkent olacak yerin Ankara olduğu dokuzuncu mısrada geçen
Sultan Hacı Bayram'a ilişkin ifadeyle; de açıklanmaktadır. Çünkü
Hacı Bayram Veli'nin türbesi Ankara'da yer alır
|