Milas - Ören karayolunun 5. kilometresinde,
Milas Ovası'na hakim yaklaşık 210 metrelik düz doruklu bir
tepenin üzerindedir. 14. yüzyılda bölgeye hakim olan Menteşe
Beyliği'nin başkentliğini yapmıştır. Beyliğin merkezinin
buradan Balat'a taşındıktan sonra da yerleşim devam
etmiştir. Tapu kayıtlarına göre 18. yüzyıla kadar Milas'ında
bağlı olduğu bir kaza merkeziydi. Daha sonra önemini yitiren
yerleşim 60'li yıllarda terkedilmiştir.
Antik Mylasa kentinin merkezinin burası olduğuna dair tezler
de ileri sürülmektedir. Bu görüşe göre Milas'ın bugünkü
yerleşim alanı Mausolos zamanından beri kullanılmaktadır.
Beçin'de günümüzde de devam eden kazı çalışmaları Profesör
Hüseyin Rahmi Ünal başkanlığında devam etmektedir.
İç Kale
Menteşe döneminde bugünkü halini alan kale, kısmen bir
tapınağın üzerine kurulmuştur. Oldukça harap durumdaki
surlarla çevrili alanda varlığı saptanabilen yapılar hamam,
sarnıç ve tonozlu bir yapı kalıntısından ibarettir. 80'li
yıllarda terkedilen köyün kalıntıları da bu alan
içerisindedir.
Büyük Hamam
14. yüzyılda yapılan yapı, kentteki hamamların en büyüğüdür.
Üç eyvanlı hamamın soyunma bölümü yıkık haldedir.
Ahmet Gazi Medresesi
1375 tarihli bu yapı, yeni denemeler getiren medreselerin
ilk örneklerinden biridir. Çift eyvanlı, bir kesimi iki
katlı, açık avlulu bir yapıdır. Gotik etkili silmeli
taçkapısı, ana ve giriş eyvanıyla beraber revaksız oluşuyla
da dikkat çeker.
Orhan Bey Cami
Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Girişi ve duvarlarının
bir kısmı ayakta olan yapıda yapılan kazı çalışmalarından
ahşap destekli bir cami olduğu anlaşılmaktadır.
Bey Konağı
14. yüzyılda yapıldığı zannedilmektedir.
Bey Hamamı
Enine sıcaklıklı ve çift halvetli hamamın su deposu, külhanı
ve soyunmalık mekanı kazı çalışmalarıyla ortaya
çıkarılmıştır.
Kızılhan
14. yüzyıl sonu ya da 15. yüzyıl başına tarihlenen han iki
katlıdır. Alttaki ahır mekanı, kısmen yıkılmış bir tonazla
örtülüdür. Üst katta yer alan iki mekanınsa birer kubbe ile
örtülü olduğu anlaşılmaktadır.