Bosna-Hersek'in bilinen tarihi, Hint-Avrupa
menşeli İlliryalılarla başlar. Bölge Romalılar tarafından
ele geçirilince, Panoonia eyaletinin İllyricum bölümüne
bağlandı. Slavlar bölgeye M.S. 7. asırda gelmeye başladılar.
961'den sonra Bosna, Sırbistan'ın diğer bölümlerinden
ayrıldı. Bağımsız siyasi ve coğrafi bir birim olarak kabul
edildi.
Bölgeye ilk Türk akınları 1386 senesinde başladı. Bu sırada
Bosna tahtında Beşinci Tvartko bulunuyordu. Kosova Savaşında
Sırpların mağlubiyeti ve ardından Üsküp'ün fethi Bosna'nın
durumunda önemli değişikliklere sebep oldu. Son kral Stefan
Tomeseviç Bosna'da yaşayan kalabalık Bogomil mezhebine bağlı
olanlara Papanın isteği doğrultusunda adil davranmayınca,
Fatih Sultan Mehmed Han bölgeyi rahatlıkla Osmanlı
topraklarına dahil etti.
Slav, Hırvat ve Avar karışımı olan Boşnaklar 10. asırda
Bogomil mezhebine bağlıydılar. Teslisi ve Hazret-i İsa'nın
tanrının oğlu olduğunu kabul etmeyen inançları yüzünden uzun
süre çevredeki diğer Hıristiyanların baskısı altında
kaldılar. İnançları yüzünden, bölge Osmanlılar tarafından
fethedilince, kolayca İslamiyeti seçerek Müslüman oldular.
Anadolu'dan gelen dervişler yoluyla İslamiyet bölgede hızla
yayıldı.
Bosna, Osmanlı yönetimine geçince bir sancak haline
getirildi. Kanuni Sultan SüleymanHan zamanında Macaristan'da
kalan kuzey toprakları da fethedilince eyalet statüsüne
alındı. Bosna eyaletine atanan ilk beylerbeyi Gazi Ferhad
Paşa oldu. 19. asırdaki gelişmeler ve Osmanlı
İmparatorluğunun batıda aldığı yenilgiler, Bosna eyaletini
önemli ölçüde etkiledi.
1827'de ilk ıslahatı gerçekleştiren ve gönüllü Yeniçeri
Ocağını kaldıran Beylerbeyi Abdurrahman Paşa, güçlü bir
askeri örgüt kurdu. Eğitim ve öğretim işlerini yürütmekle
vazifeli maarif müdürlüğü kuruldu. Bu aynı zamanda Osmanlı
Devletinde ilk maarif müdürlüğüydü. 1976'da Hersek ayrılarak
önce mutasarrıflık, daha sonra da iki sancaklı küçük vilayet
oldu. 1878'de yapılan Berlin Antlaşması ile Bosna'nın
Avusturya-Macaristan'ın denetimine bırakılmasıyla büyük bir
bunalım patlak verdi.
Resmen Osmanlı Devletine bağlı kalmasına rağmen, Berlin
Antlaşmasına dayanarak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
Bosna-Hersek'i işgal etti ve eyaletin yönetim hakkını ele
geçirdi. İkinci Meşrutiyetin ilanından faydalanan
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bölgeyi 7 Ekim 1908
tarihli bir kararname ile kendi topraklarına ilhak etti.
İlhak kararı Rusya, Sırbistan, Osmanlı İmparatorluğu ve
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arasında çok yönlü
bunalıma sebep oldu.
Avusturya-Macaristan yönetiminde, yeni anayasayla seçmenler
üç seçim grubuna ayrıldı. Her grupta Ortodoks, Katolik ve
Müslümanlar için sabit oranda sandalye belirlendi. Bu durum
Sırp milliyetçiliğinin tepkisine sebep oldu ve gerginlik 28
Haziran 1914'te Avusturya Arşidükü (veliaht) Franz
Ferdinand'ın Saraybosna'da Bosnalı bir Sırp öğrenci
tarafından öldürülmesine kadar vardı. Bu olay da Birinci
Dünya Savaşınin başlangıcıdır.
Bosna-Hersek 26 Ekim 1918'de Sırp, Hırvat ve Sloven
krallığının bir parçası olarak Sırbistanla birleştirildi.
İkinci Dünya Savaşına kadar bu krallığın parçası olan
Bosna-Hersek, 1946'da Yugoslavya'yı meydana getiren altı
halk cumhuriyetinden biri oldu. Nüfusun çoğunluğunu meydana
getiren Müslümanlar kökenlerine rağmen Sırp ve Hırvat
milliyetinden olarak anılmayı kabul etmediler. 1971'de
Yugoslavya Devlet Başkanı Tito, Müslümanlara ulus statüsü
tanıdı ve Bosna-Hersek'te büyük "M" ile yazılan Müslüman
kelimesi sadece din değil, bir milliyetin de adı oldu.
Yugoslavya'da 1980 senesinde Tito'nun ölümüne kadar durulmuş
olan etnik ve dini çatışmalar yeniden alevlendi. Sovyetler
Birliği ve doğu bloku ülkelerinde başgösteren reform süreci,
Yugoslavya'da da büyük değişikliklere sebep oldu. 1991'de
Anayasanın öngördüğü şekilde devlet başkanlığının,
federasyon meydana getiren Hırvatistan'a geçmesi lazımken,
Sırbistan, eski Yugoslavya'nın mirasçısı olarak tek başına
sahip çıkması ülkede tam bir iç savaşa girmesine sebep oldu.
Hırvatistan ve Slovenya'nın bağımsızlık kararı, Sırbistan
yönetimi tarafından kabul edilmedi. Kanlı çarpışmalar AT ve
Almanya'nın yoğun baskıları neticesinde sona erdirildi.
Bosna-Hersek'te 1990 senesi sonlarında yapılan seçimleri
kazanarak devlet başkanlığına gelen Aliya İzzet Begoviç,
Mart 1992'de bir referandumla bağımsızlığını ilan etti.
Bunun üzerine Bosna-Hersek Sırplı milislerin yoğun
saldırısına maruz kaldı. Bölgeye insani yardım ulaştırmak
için bulunan Birleşmiş Milletler askerleri birçok katliama
göz yummaktadır. Bosna-Hersek Başbakanı Hakkı Turayliç,
Birleşmiş Milletlere ait arabadan indirilerek Sırplar
tarafından öldürülmesi, büyük tepkilere sebep oldu.