21 Nisan 1500 yılında Portekizli bir gemici
olan Pedro Alveras Cabrol, Hindistan'a gidiyorum zannıyla
Güney Amerika'ya ayak bastı ve ülkeyi Portekiz kralı adına
zaptettiğini ilan etti. 1530 yıllarında Martin Alfonso de
Sousa liderliğindeki bir keşif gezisi esnasında, stratejik
noktalar olan yerlere, Rio de Janerio ile bir yıl sonra da
bugünkü Santos şehrinin banliyosü olan Sao Vicente
şehirlerini kurdular.
Piratiningo şehri de, 1532 yılında Sao Vicente yakınlarında
yüksek bir bögede kuruldu. Portekizlerin İspanya
hakimiyetine girdiği 1580'den 1640 tarihine kadar Brezilya
bir İspanya sömürgesi oldu. 1640'ta Portekizliler
Brezilya'yı tekrar ele geçirdiler. Hükumet merkezi 1763'te
Salvador'dan Rio de Janerio'ya taşındı. Zira burası coğrafi
ve stratejik bakımdan merkez olmaya daha uygundu.
1698 yılında Sao Paulo'da bol miktarda altın bulundu. Daha
sonra iç kesimlere Amazon havzasına yapılan keşif gezileri
sonucu altından başka madenler de bulundu. Bölgede çeşitli
feodal gruplar ortaya çıktıysa da fazla yaşamayıp yeniden
birlik sağlandı.
1572 yılında Brezilya'yı yönetim bakımından Salvador ve Rio
de Janerio'dan ibaret olmak üzere ikiye ayıran sistem, 17.
yüzyıl çeyreğine kadar devam etti. On altı ile on yedinci
yüzyılda İspanyollar, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar
zaman zaman bu bölgeyi ele geçirmek istedilerse de muvaffak
olamadılar. 1807'de Portekiz'in Napolyon Bonapart tarafından
işgal edilmesi üzerine kral ailesi ve devletin bazı ileri
gelenleri Brezilya'ya kaçtılar ve ertesi sene hükumet
merkezini Rio de Janerio'da kurdular.
Bu esnada Brezilya'nın nüfusu 2.500.000 olup, bunun
400.000'i beyaz 1.300.000 zenci ve 800.000'ini yerli halk
teşkil ediyordu. Zenciler büyük şekerkamışı çiftliklerinde
ve madenlerde çalıştırılmak üzere 1538 yılında Afrika'dan
köle olarak getirilmişlerdi. 1819'da Napolyon'un Avrupa
devletlerine yenilmesi üzerine Portekiz kralı, yeğeni Don
Pedro'yu, Brezilya Genel Valisi bırakarak Portekiz'e geri
döndü.
1822'de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri
dönmek isteyince, Brezilyalılar, Don Pedro Jose Boni Facia
deAndrada Silvan'ın liderliğinde bağımsızlık hareketlerini
başlattılar ve 7 Eylül 1822'de bağımsızlıklarını ilan edip,
1824'te liberal bir anayasa kabul ettiler. Düzensiz
savaşlardan sonra Portekizliler Brezilya'nın bağımsızlığını
kabul etmek zorunda kaldılar. Brezilya 1889 yılına kadar
krallıkla idare edildi.
Latin Amerika'da en uzun süre krallıkla idare edilen tek
ülke Brezilya idi. 1831 yılında Don Pedro, oğlu İkinci Don
Pedro'ya tahtı terk etmek zorunda bırakıldı. İkinci Don
Pedro zamanında modern Brezilya'nın temelleri atıldı.
1888'de 800.000 köylüye hürriyet verildi. 1889'da kansız bir
darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi
kuruldu. 1914'te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün
dünya ülkeleri tarafından tanındı. İstikrarsız bir ülke
olup, sık sık anayasa değişiklikleri ve ihtilaller
olmaktadır.