16 Mart 1920'de İstanbul'un işgal edilmesi
üzerine, Kemalettin Sami Paşa Anadolu'ya geçerken gemide bir
Hintli ile tanışır. Bu adam Mustafa Sagir'dir.
Milli harekete yardım için Hint Müslümanları'nın kendisini
gönderdiklerini söyler. Böylelikle paşayı etkilemiştir.
Ankara'ya telgraf çeken Sami Paşa, Mustafa Sagir'e ilgi
gösterilmesini ister. Bir süre sonra Sami Paşa Atatürk'te
Hintliyi anlatır ve görüşmesini rica eder. Ertesi gün
Atatürk, Mustafa Sagir'i kabul eder.
Bu görüşme uzun sürer. Hintli gönderilir. İki paşa yalnız
kalınca Atatürk: "Bana bak Kemal bu adam casus!..." der.
Kemalettin Sami Paşa: "Aman paşam siz de çok şüphecisiniz
"diyerek Atatürk'e inanmaz.
Atatürk konuşmayı keserek yaveri Hayati Bey'i çağırır ve şu
emri verir: "Bu Hintli İngiliz casusu olacak. Kendisini
takip etsinler. Mektuplarını da sansürde çok dikkatli
okusunlar!..."
Bundan sonra Hintli'nin mektupları o zamanlar kimya hocası
olan Avni Refik Bey'e verilir. Bir iki tecrübeden sonra
gizli yazılar bulunur. Mustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf
ettirilir ve idam edilir.