Hindistan: Dünya, bir kaplumbağanın üzerinde
duran dört fil tarafından tutulmaktadır. Kaplumbağa da bir
kobranın üzerinde dengede durmaktadır. Bu hayvanlardan
herhangi biri hareket edince, Dünya sallanır.
Assam (Bangladeş ve Çin'in arasında): Dünya'nın içinde
yaşayan bir insan ırkı vardır. Bu insanlar, yer yüzeyinde
insan olup olmadığını anlamak için zaman zaman yeri
sallarlar. Çocuklar sarsıntıyı hissettiklerinde,
''Yaşıyorum, yaşıyorum'' diye bağırdıkları zaman Dünya'nın
içindeki insanlar yer yüzeyinde insan olduğunu anlarlar ve
sarsıntıyı keserler.
Sibirya: Dünya, bir kızak üzerindedir ve bu kızağı kullanan
kişi Tanrı Tuli'dir. Birkaç pireli köpek de bu kızağı
çekmektedir. Köpekler kaşınmayı durdurduklarında Dünya
sallanır.
Meksika: El Diablo isimli bir canavar, Dünya üzerinde dev
yarıklar açmaktadır. Bu yarıklar da şimdiki faylardır. O ve
şeytansal arkadaşları, yeryüzünü karıştırmak istedikleri
zaman bu dev yarıkları kullanmaktadır ve deprem olmaktadır.
Mozambik: Dünya, yaşayan bir yaratıktır ve problemleri
insanlarınki ile aynıdır. Bazen yaratık ateşlenir ve üşür,
biz de titrediğini hissederiz.
Belçika: Dünya üzerinde yaşayan insanlar, aşırı günahkár
oldukları zaman, Tanrı insanlara gezegenimizi çevreleyen
havayı savurmak üzere kızgın bir melek gönderir. Meydana
gelen fırtınalar, Dünya'da bir dizi şok şeklinde hissedilen
bir müzik tonu yaratır.
Doğu Afrika: Büyük bir balık, üzerinde bir taş taşımaktadır.
Bir inek de o taşın üzerine oturmuştur ve Dünya da ineğin
bir boynuzunun üzerinde dengelenmiştir. İneğin boynu
ağrıdığı zaman, Dünya'yı boynuzu ile fırlatıp diğer
boynuzunda tutmaktadır. Böylelikle de yer sallanmaktadır.
Romanya: Dünya üç direk üzerinde durmaktadır.
Yardımseverlik, umut ve güven. İnsanoğlu bu öğelerden
birisini veya birkaçını kaybederse direklerin taşıma gücü
azalır ve Dünya sallanır.
Yeni Zelanda: Dünya adlı Anne'nin karnında bir çocuk vardır.
İsmi Genç Ru'dur. Ru, ne zaman Dünya Anne'nin karnını
tekmelerse o zaman Dünya sallanır.
Kızılderililer: Birgün Chickasaw şefi, Choctaw prensesine
aşık olmuş, şef çok yakışıklıymış, fakat ayağının birisi
yamukmuş, bu yüzden de ismi Aksakayak'mış. Daha sonra şef
prensesi istemiş ve prensesinin babası reddetmiş. Bunun
üzerine şef ve ordusu prensesi kaçırmış ve hep birlikte
evliliklerini kutlamaya başlamışlar. Ama Büyük Ruh, çok
sinirlenmiş ve ayağını yere hızla vurmuş. Meydana gelen
sarsıntı, Mississipi Nehri'nin taşmasına neden olmuş.
Böylece düğündeki herkes boğulmuş. (Mississipi Nehri'nin
yanındaki Aksakayak Gölü, 1812 yılındaki Yeni Madrid
depreminden sonra oluşmuştur.)
Batı Afrika: Dünya, büyük bir dağ ile bir devin arasındaki
bir yatay bir disk şeklindedir. Devin görevi, Dünya'yı,
karısınınki ise gökyüzünü taşımaktır. Dev karısına her
sarılışında Dünya sallanır.
Hindistan: Yedi tane yılan, gardiyan cennetin en alt
noktasında, 7 odayı korumakla görevlendirilmiştir. Bu
gardiyanlar, aynı zamanda sırayla Dünya'yı tutmaktadırlar.
Gardiyanlar görevleri birbirlerinden devralırken Dünya
sarsılmaktadır.
Litvanya: Drebkuhls isimli bir Tanrı, cehennemde yürürken
Dünya'yı da kollarında taşır. Drebkuhls, ne zaman kötü bir
gün geçirirse o zaman Tanrı'nın elleri yorulmaktadır ve
Tanrı'nın taşıma gücü azaldığı için Dünya sallanmaktadır.
Kolombiya: Dünya ilk oluştuğunda üç tane kalas üzerinde
duruyormuş. Fakat birgün Chibchacum isimli bir Tanrı, Bogota
Ovası'nın sular altında kalmasının çok eğlenceli olacağını
düşünmüş ve bir sel meydana getirmiş. Bundan dolayı
Chibchacum, Dünya'yı omuzunda taşımak üzere cezalandırılmış.
Sonra Chibchakum çok sinirli olmuş ve zaman zaman kızdığında
Dünya'yı sallamaya başlamış.
İskandinavya: Tanrı Loki, erkek kardeşinin ölümünden dolayı
cezalandırılır ve yeraltındaki bir mağaraya kapatılır.
Kafasının üzerindeki bir yılan da, durmadan zehirini
damlatır. Loki'nin kız kardeşi de bir kapta bu zehiri
toplar. Zaman zaman kızkardeşi kabı boşaltmak üzere oradan
ayrılır. O durumda da zehir Loki'nin yüzüne damlar. Zehir
damlalarından kurtulmak için Loki eğilip kafasını oynattıkça
yer sarsılır, deprem olur.
Yunanistan: Aristotle ve William Shakespeare'e göre, Henry
adlı oyunda, kuvvetli, vahşi rüzgárlar yeraltındaki
mağaralarda tutulmaktadır. Kaçmak için uğraştıklarında,
verdikleri mücadele depremlere neden olurlarmış.
Japonya: Japon Adalarını sırtında taşıyan büyük bir kedi
balığı (ya da Namazu), denizin altında kıvrılmış halde
durmaktadır. Diğer taraftan Tanrı Daimyojin, kafasının
üzerinde çok ağır bir taş olduğundan hareket edememektedir.
Bir ara Namazu hareket ederek Naimyojin'in dikkati dağılır
ve yer sarsılır.
Orta Amerika: Dünya, dört köşesinde dört Tanrı bulunan bir
kare şeklindedir. Yeryüzünde nüfus arttığında fazlalığı
dökmek için bu kare alanı sallarlarmış.