Gemide İsyan
1789 Tahiti'nin Dışında
Popüler kültür William Bligh'ı mürettebatına işkence eden,
gaddar ve sadist bir kaptan olarak gösterir. Komuta ettiği
ikinci geminin mürettebatının da isyan etmesi, New South
Wales kolonisinin başındayken de bir isyan çıkması, kaptanla
ilgili bu inancı daha da güçlendirmiştir. Kaptan Cook'un
keşif gezilerine olan katkıları, Bounty'yle yaptığı 3.600
millik seyahat ve Fiji adalarının keşfi gibi başarıları da
göz ardı edilir.
Kaptan William Bligh, Bounty'nin İngiltere'den Tahiti'ye
yaptığı yolculukla sonsuza dek hatırlanacaktır. Bu
yolculuğun amacı, kolonilerdeki köle sahiplerine zenci
kölelerin yemeleri için ucuz ve besleyici ekmek yapmakta
kullanılmak üzere bitki tohumları götürmekti. Sağlık
koşullarının kötülüğü, ağır disiplin ve mantıksız çalışma
saatleri mürettebatın Fletcher Christian liderliğinde
ayaklanmasına neden olmuştur. Eğer hakkında söylenenlere
inanılırsa Bligh için hak ettiğini bulmuş da denilebilir.
Gerçeklere daha yakından bakılacak olursa, bunun pek de
doğru olmadığı görülecektir.
Majestelerinin gemilerinde yaşam 18. yüzyılda çocuk oyuncağı
değildir. Yeterli gıda olmaması normal, hastalıklar
yaygındı. Sıkı disiplin her gemide vardı ve cezaların
sertliği üç aşamalıydı: Bir düzine kırbaç, elli kırbaç ve
iki yüz kırbaç. Üçüncüsü ölümcül bir cezaydı. Gemide kadın
olmaması, tehlikeli sular, acemi denizciler işi
zorlaştırıyordu. Bu şartlarda tabii ki sert disiplin
kuralları uygulanacaktı.
Bounty'nin yolculuğu aslında sıra dışıydı, çünkü hemen hiç
ciddi bir sorun görünmüyordu. Kayıtlara göre tek bir
hastalık vakası bile görülmemişti. Kabul edilmeli ki, Bligh
zamanının en iyi kaptanlarından biriydi. Denizdeki koşullar
ne olursa olsun, mürettebatını hayatta tutabilecek yeteneğe
sahipti. Kırbaçlama olaylarına gelince, o zamanlar bu yöntem
hemen hemen her gemide kullanılırdı. Kayıtlara göre
Tahiti'den ayrılana dek gemide bir sorun görülmemişti.
Bligh böyle bir yolculuğun normal yolculuklardan daha
stresli olduğunu biliyordu. Kaptan Cook ile çıktığı
seferlerden deneyimliydi. Bu zorlu seferde ise tayfalarının
pek üzerine gitmemeye karar verdi. Ancak güvenlik ve görevin
başarılmasının tehlikeye girdiği durumlarda sertleşebilirdi.
Bligh bir kaptan ve mürettebatı arasındaki sosyal uzaklığı
da aşmıştı. Gemi yönetiminde olmayan mürettebat da zaman
zaman kaptanla yemeğe davet edilirdi. Gemi mürettebatında
bir muhasebeci olmadığından kaptan bu işi de yapardı ve
istediklerine fazladan para verirdi. Nihayet geminin
Tahiti'de geçirdiği beş ay sona ermişti. Beş ay bir gemi
için uzun bir süreydi ancak Bligh mürettebatın
sakinleşebilmesi için süreyi uzun tutmuştu.
Bu faktörlerin tümü bir araya geldiğinde Bligh'in gemi
yönetimi işini çok gevşek tuttuğunu söylemek bile mümkün.
Kaptanın bu yumuşaklığı, her zaman sert muamele görmeye
alışık ve bu beklenti içinde olan gemicilerin ona karşı
saygısının azalmasına neden oldu. Böyle bir adamın kaptanlık
görevlerini yerine getirip getirmeyeceğinden bile şüphe
duyulmaya başlandı. Tahiti'ye kadar mürettebat çok iyi bir
iş çıkarmıştı. Tahiti'de ise sanki cennetteydiler.
Yolculuğun devam eden ayağında mürettebat, kolay bir
yolculuk ve uzun bir tatilden sonra fazla rahatlamıştı.
Taşıdıkları yük yüzünden kendilerine kalacak yer azalmış
olan gemiciler, biraz da şımarıklık nedeniyle isyan etti.
Liderler, daha önce kırbaçlananlarla kaptana ve gemiye
borçlanmış olanlardı.
Bligh'ın iyi bir adam olması ve adamlarını gözetmesi geri
tepti ve ayaklanmaya neden oldu. Daha sonra resmi bir
araştırma yapıldı ve Bligh'ın ayaklanmada hiçbir suçu
olmadığına karar verildi. Ancak adamlarını aşağılayıcı
sözler ettiği kabul edildi.
Bligh adamlarını gözetmeyip alıştıkları gibi davransaydı,
gemisinin kontrolünü kaybetmez ve görevi başarıyla
tamamlardı.