Kıbrıs'ın alınması Avrupa'da bir Haçlı
donanmasının hazırlanmasına neden oldu. Don Juan
komutasındaki Haçlı donanmasında Venedik, İspanya, Malta,
Papalık ve diğer İtalya hükümetlerine ait gemiler
bulunuyordu. Osmanlı Donanmasının değerli komutanları Pertev
Paşa ve Uluç Ali Paşa bu karşılaşma sırasında savunma
yapılmasını istedilerse de Kaptan-ı Derya Ali Paşa saldırıda
bulunulmasını istedi.
İki donanma Mora'nın kuzey, Orta-Yunanistan ile Karlıeli'nin
güney kapılarında bulunan İnebahtı körfezinde karşılaştı (7
Ekim 1571). Şiddetli çarpışmalardan sonra Kaptan-ı Derya Ali
Paşa ve beraberindekiler şehit düştü. Osmanlı donanması
beklemediği bir darbe aldı ve çok sayıda gemisi batırıldı.
Savaşta büyük başarılar göstererek gemilerini kurtarmayı
başaran Uluç Ali Paşa Sokullu Mehmed Paşa tarafından,
Kaptan-ı Deryalığa getirildi.
Sokullu Mehmed Paşa yeni bir donanma hazırlamasını istedi.
Bunun için çok sayıda malzemeye ihtiyaç olduğunu kısa süre
içinde böyle bir donanmanın hazırlanmasının zor olduğunu
söyleyen Uluç Ali Paşa'ya Sokullu; "Bütün donanmanın
demirlerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini
atlastan yapabiliriz. Hangi geminin malzemesi yetişmezse gel
benden al." demesi Osmanlı Devletinin o dönemdeki gücünü
göstermesi açısından önemlidir.
Sokullu Mehmed Paşa gönderilen Venedik elçisine İnebahtı
Deniz Savaşıyla ilgili olarak "Biz Kıbrıs'ı almakla sizin
kolunuzu kestik, siz İnebahtı'da bizi yenmekle, sakalımızı
traş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat
kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." Bununla beraber
İnebahtı faciasından sonra kaybedilen binlerce denizciyi
yerrine getirmek kolay olmamış ve tecrübesiz, leventlerden
teşkil edilen yeni donanma Osmanlı'ya Akdeniz'de eski
kudretini kazandıramamıştır. Artık Avrupa siyasetini
yönlendirecek ve ticaret yollarını hakimiyet altına alacak
Hint Seferleri gibi büyük projelere de edilmemiştir.