Ephesos'daki en önemli Hıristiyanlık eseri
olan Meryem Ana Kilisesi, bir Roma yapısının içinde yer
almaktadır. Roma yapısı, M.S. 2 yüzyılın ilk yarısında inşa
edilmiş olup, 30 m. genişliğinde, 260 m. uzunluğunda, iki
sütun sırası ve bir orta nef ile iki yan nefe ayrılmış, dar
yönlerinde apsis biçimli birer eksedrası bulunan ve Roma
agoralarının bazilika adı verilen yapı tipine girmektedir.
Yan nefler sonradan, ancak yine M.S. 2. yüzyılın birinci
yarısında birçok küçük bölümlere ayrılmıştır.
M.S. 2. yüzyılın ortalarında yaşayan hatip Aristeides'in
Ephesos'u Asia'nın bankası ve devrinin en önemli ticaret
merkezi olarak tanımladığı göz önüne alınırsa, bu büyük Roma
yapısının bir tahıl ve para borsası olduğu düşüncesi akla
gelmektedir. M.S. 3. yüzyılda, o zamanki dünyanın geçirdiği
bunalımlardan sonra bu borsa olasılıkla çalışmasını
durdurmuştur. Bu sıralarda yöredeki Hıristiyan topluluğu,
M.S. 4. yüzyılın hemen başlarında, söz konusu yapının batı
ucunda ilk kiliselerini yapmışlardır.
Roma bazilikasının apsisli batı eksedrasını biraz
genişleterek onun doğusuna dörtgen bir atrium ile mozaik
tabanlı bir narteks inşa ettiler. Daha sonraki dönemlerde de
arka arkaya iki tane daha kilise ekleyerek bazilikanın
yarıdan çoğunu kiliseye dönüştürdüler. Doğuda kalan bölüm,
piskoposun ve diğer dinle ilgili büyüklerin oturma yerlerine
ayrılmıştır. Atriumun kuzeyine yapılan baptisterium M.S. 4.
yüzyıla aittir.
M.S. 431 yılında toplanan üçüncü "Eukumenik Meclis", Meryem
Ana'nın oğlu İsa'yı, tanrının oğlu olarak doğurduğu
doktrinini onaylamıştır. İlk Meryem kilisesinin Efes'de inşa
edilmesi ve söz konusu meclis kararının bu kilisede alınması
büyük bir olasılıkla M.S. 1. yüzyılın ikinci dörtlüğünde,
Meryem Ana'nın gerçekten bu kentte oturmuş olmasından
gelmektedir. Muhtemelen ölümünden sonrada buraya
gömülmüştür.
Meryem Ana'nın yaşadığı yer olarak, Bülbül Dağı'nın
zirvesinde, koruluklar içindeki bir yapı kalıntısı kabul
edilmektedir. Yapılan araştırmalar yapının M.S. 4. yüzyıldan
daha sonraya ait olduğunu göstermektedir. Bu yapı daha sonra
kiliseye dönüştürülmüştür.