Seçilmemeyi Nasıl Başarabilirsiniz?
1978, Chicago
Chicago "Çalışkan Kent" diye ün yapmıştır; özellikle
belediyede hemen her türlü iş zamanında yapılır, çöpler
düzenli toplanır, caddeler iyi temizlenir ve diğer belediye
işleri savsaklanmaz. Şubat 1978'de Chicago şiddetli bir kar
fırtınasına yakalandı. Kentin kar sorumlusu işlerin altından
kalkamadı diye eleştirildi.
Efsanevi Belediye Başkanı Richard J. Daley'in ölümünden
sonra yerine geçen Michael A. Bilandic hava koşullarının ani
değişimiyle kentin bir daha böyle kötü bir sürprize
yakalanmamasını sağlamak konusunda kararlıydı.
Nisan 1978'de Bilandic bir komisyon kurarak benzer bir
durumda kar fırtınasıyla nasıl mücadele edileceğinin bir
planının çıkarılmasını istedi. Komisyonun başkanlığına
getirilen avukat Kenneth Sain deneyimli bir yerel
yöneticiydi ve 1977'deki istifasına kadar Daley ve
Bilandic'le birlikte çalışmıştı. Bir dizi araştırmadan sonra
Sain kentin karla mücadelesini yapacak yeni firmasının
seçildiğini ilan etti; uzun yıllardır bu işi yapan Barton-Aschmann
Asociates yerine başka bir firma ile anlaşma yapılmıştı.
Aralık ayının ilk günü Chicago'ya yağan kar yaklaşık 30
santimetreyi bulmuştu. Sonra kar yağışı daha da arttı ve kar
kalınlığı bazı bölgelerde 45 santimi geçti. Tam o sıralarda,
23 Aralıkta da komisyon 23 sayfalık son raporunu yayımladı
ve belediye firmaya 90 bin dolar ödeme yaptı. Rapor güya
bazı önlemler ve malzeme alımını içeriyor ve karla mücadele
açısından izlenecek yeni politikalar öngörüyordu. Caddeler
ve meydanlar hızla temizlendi ve karla nasıl başa çıktık
diye herkes sevinçle birbirini kutladı.
Yılbaşı gecesi yine kar yağdı ve kalınlığı 30 santimi
bulunca kentin sorunları da yine baş gösterdi. Temizlik ve
Sağlık Müdürü Emmit Garrity yönetimindeki çalışmalar ciddi
eleştirilere maruz kaldı, çünkü karla mücadele programının
öngörüleri çerçevesinde yollardaki araçların çekilerek karın
temizlenmesi bir haftayı bulmuştu. Çalışmalar en sonunda
tamamlanmıştı ama bu arada 12 Ocak günü de kentin
tarihindeki en büyük kar fırtınası kapıya dayanmıştı.
14 Ocak 1978 tarihli Chicago Tribüne gazetesinin manşeti
"TİPİ..." idi. Son üç gün içinde kente yağan karın kalınlığı
70 santime yaklaşmıştı. Şiddetli kar yağışı, soğuk ve hızı
saatte 80 kilometreyi aşan rüzgar kentteki yaşamı felç
etmişti. Uluslararası O'Hare Havaalanı kapandı ve kent içi
trafik durdu.
Olağanüstü durum ilan eden Belediye Başkanı Bilandic
arabaların yollardan çekilmesi çağrısı yaptı. Arabaların
okulların bahçelerine ve park alanlarına çekilmesini isteyen
Blandic karların temizlenmesi için yolların boşaltılması
gerektiğini belirtiyordu. Belediye başkanının istekleri
polis tarafından zorla uygulanacak ve yollarda bırakılan
arabalara ceza kesilecekti.
Ancak Bilandic'in park alanı olarak kullanılmasını önerdiği
103 yerden çok azı karlardan temizlenmiş ve halkın
kullanımına uygun durumdaydı. Arabalar kar tepelerinin
altında kalmış ve kar temizleme makineleri caddelerden
geçemediği için yan sokaklar iyice kardan geçilmez duruma
gelmişti. Park alanlarıyla ilgili kendisine yanlış bilgi
veren görevlileri cezalandıran Bilandic halktan özür diledi.
Ayrıca yollardaki karla başa çakacak miktarda araç da yoktu.
Çevredeki kentlerden araç ve personel yardımı istendi.
Yardım çağrısına Quebec'ten bile yanıt geldi ama
Chicago'daki görevliler kendilerinin kullanılmadığını iddia
ettiler. Hiçbir şey yapmadan saatte 57 dolar para
alıyorlardı. İşlerine arabalarıyla gidemeyen halk toplu
taşım araçlarına yöneldi. Otobüs sistemi de özel arabalardan
daha iyi durumda değildi. Caddelerin birçoğunda ancak bir
şeritten trafik işleyebiliyordu.
Otobüs tarifeleri bir kenara bırakıldı, üç saate kadar
gecikmeler meydana geliyordu. Trenler düzensiz de olsa
çalışıyor ama sık sık sorun çıkıyordu. Kentteki raylı sistem
de felç olmuş, onlara elektrik sağlayan sistem de göçmüştü.
Gerekli bakım yapılmadığı ve ihtiyaç duyulan malzemeler daha
önce sağlanmadığı için zaten iki hat daha önceden iptal
edilmişti. En sonunda tek bir hattın kardan temizlenmesi
becerilerek kısmen hizmete sokulması başarıldığında kar
fırtınası da hafiflemişti. Ama bu arada kentteki kar
kalınlığı da iki metreyi geçmişti. Yaşlılar evlerinde hapis
kaldılar.
Karda yürümeye çalışan birçoğu kayarak düşmüş ve
sakatlanmıştı. Çöp toplanması durmuştu. Ayın son günü
geldiğinde kentin merkezi ve çevresi hala kardan
temizlenememişti. Belediye Başkanı Bitandic karla mücadelede
yardıma ihtiyacı olanlar için bir telefon hattı kurmak
istedi ama 5.5 milyon nüfus için elinde sadece bir numara
vardı. Belediye Başkanının kurduğu komisyon o kadar laf
üretmişti ama kent tipiyle başa çıkacak gibi görünmüyordu.
Tüm bunlar olurken Bilandic çeşitli radyo ve televizyon
programlarına çıkarak halkı sakinleştirmeye ve yapılabilecek
her şeyin yapılmakta olduğuna ikna etmeye uğraşıyordu.
Editörlere gönderilen ilk mektuplar kara yenik düşen kentte
belediye başkanının istifasını istiyordu. 19 Ocakta halk
Sain komisyonunun hazırladığı planı görmek istedi.
İstemeden de olsa belediye planı basına verdiğinde kıyamet
koptu; 23 sayfalık raporda genel hatlarıyla bir şeyler
söyleniyor ve ardından da çalışanlar işverenlerinin
emirlerine uygun davranmalı, karla mücadele sorumlularıyla
ilişki kurulmalı gibi çok basit öneriler ve bazı formların
nasıl doldurulacağını gösteren örnekler yer alıyordu.
Karları eritmek için tuz atılacak ve temizlenecek
güzergahları gösteren 184 harita vardı ama belediye bu
haritaların komisyon tarafından yapılmadığını zaten daha
önce belediyedeki uzmanlar tarafından yapılmış olduğunu
açıkladı. Rapor ne belediyenin park alanlarını belirtiyordu,
ne de alınması gereken yeni makinelerden söz ediyordu.
En ciddi suçlama ise Anthony Mazza adında bir kar işçisinden
geldi; Mazza komisyon raporunun kendisinin 1973'te
hazırladığı master tezinin bir kopyası olduğunu iddia
ediyordu. Tüm rapor tam bir rezaletti ve Belediye Meclisi
Kenneth Sain'e ödemeyi durdurmaya karar verdi. Ancak bu
noktada Sain ile Belediye Başkam Bilandic arasındaki
işbirliğinin ve anlaşmanın sadece bundan ibaret olmadığı
açığa çıktı.
Emniyet örgütünün bomba ve kundakçılıkla uğraşan bölümünün
de yeniden düzenlenmesi için hazırlatılan bir rapor daha
vardı. Bir üçüncü rapor da polis ve itfaiye arasındaki
işbirliğinin nasıl olması gerektiğini ele alıyordu. Sonuçta
toplam olarak Sain belediye için 9 rapor hazırlamış ve
karşılığında 242 bin dolar almıştı. Tabii skandal Bilandic'i
güç durumda bıraktı ve itibarı zedelendi.
Şubatta yapılan aday belirleme toplantısında Demokrat Parti
içindeki rakibi Jane Byrne karşısında kaybetmesi için iki
hafta önce yaşanan felaketin ve rezaletin hatırlatılmasına
bile gerek kalmadı.
Böylece 1978 kışında Sain ve şirketinin karla ilgili olarak
Chicago'da yaptığı en etkili iş Belediye Başkanı Michael
Bilandic'i karın içine gömmek olmuştu.