Taoculuk, Çin kökenli başlıca iki dinsel
felsefi sistemden biridir. Konfiçyüsilikle birlikte 2000
yıldan fazla Çin'de yaşamın her alanını biçimlendirmiş, Çin
kültürünün ulaştığı Kore, Japonya ve Vietnam gibi başka Asya
ülkelerinde de etkileri görülmüştür.
Resmi, pragmatik Konfiçyüsçü gelenekten farklı olarak doğaya
uygun davranışı, kendiliğindenliği, mistik ve metafizik
yaşantıyı, yönetimde müdahaleden kaçınmayı ve toplumsal
yaşamda ilkelliği savunan bir düşünce ve inanç sistemidir.
Çin toplumunda Konfiçyüsçülüğün dengeleyecisi ve
tamamlayıcısıdır.
Çin geleneğinin bütünü içinde Konfiçyüsçülük, bir ahlaki ve
siyasal sistemin yaratılmasıyla, Taoculuk ise daha kişisel
ve metafizik konularla ilgilidir. Çin felsefesinin temel
özelliklerinden olan insanla evren arasındaki karşılıklılık,
Taoculuk'ta çok önemli bir yer tutar. İnsan küçük bir
evrendir ve bedeninde evrenin düzenini yaratır; insanı
anlayan evrenin yapısını da anlar.
Dinsel Taoculuk'ta insan bedeninin Taoculuk'ta insan
bedeninin evrendeki bütün tanrıları barındırdığına, tanrısal
öğretmenini Çin'in kutsal dağlarında arayan Taocu üstadın,
sonunda onu kendi kafasındaki 'saraylar'da bulunduğuna
inananılır. İnsanoğluyla doğal düzenin birliği inancı,
açıklanamayan büyülü bir duygudan kaynaklanır; bu birliği
kavramanın yolu da meditasyondur. Dinsel Taoculuk'ta
ölümsüzlüğe ulaşmak için meditasyonun yanı sıra yiyecek
sınırlamalarına, nefes kontroluna, cinsel disipline, simya
ve tılsımlara da başvurulur.